Haber

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: 1982 Anayasası’nda ve yeni modern dönemde o araca binmenin doğru olmadığını söylüyoruz.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 1982 Anayasasını 82 model bir arabaya benzettiklerini belirterek, “Yeni modern çağda o arabayı kullanmanın doğru olmadığını hepimiz söylüyoruz.” söz konusu.

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkan Vekili Mehmet Uçum’un başkanlığında “Yeni Anayasa Genel Değerlendirme Çalıştayı” Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirildi.

Çalıştayın açılışında konuşan Tunç, Türk Yüzyılının başında insan haklarını esas alan, hukukun üstünlüğünü esas alan, devletin görevlerini belirleyen, demokratik, sivil ve kapsayıcı yeni bir anayasa yapmayı hedeflediklerini söyledi. ve insan onurunu korur.

TBMM’nin demokratik ve sivil bir anayasa yapma kararı konusunda siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin hemfikir olduğunu belirten Tunç, milletvekillerinin yeni anayasayı millete borçlu olduğunu ifade etti.

Anayasa tarihine bakıldığında Türkiye’nin anayasal istikrarsızlık dönemleri yaşadığının söylenebileceğini belirten Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anayasanın amacı, insanların temel hak ve özgürlüklerini devlet iktidarına karşı korumaktır. İnsan onurunun korunması için adaletin tecelli etmesi gerekir. Hukukun üstünlüğü, adaletin tam olarak tecelli etmesi için bir ön şarttır. Hukuk devleti olmanın ön şartıdır. Hukuk tarafsız ve bağımsız yargıdır. Tarafsız ve bağımsız yargı insan onurunu korumalıdır.” “İnsanların iktidara karşı korunabilmesi, uygulayacakları metne bağlıdır. O metin öncelikle anayasadır. Tarafsız ve bağımsız bir yargı tarafından uygulanacak, devletin bağlı olacağı anayasanın yapılmasını istiyoruz. öncelikle insan onurunun korunmasına dayanmaktadır.”

Türk siyasi tarihinin her 10 yılda bir vesayet odaklarının, darbecilerin ve darbe tutkunlarının topluma açtığı yaralarla dolu olduğuna işaret eden Tunç, bu dönemlerde yaşanan haksız yargılama süreçleri, işkence ve infazların zihinlere kazınan acı hatıralar olduğunu söyledi.

“Türkiye’de anayasalar çoğunlukla darbelerden ve darbe girişimlerinden doğmuştur.”

Tunç, Türkiye’deki anayasaların çoğunlukla darbe ve darbe girişimlerinden doğduğunu ve darbecilerin zihnindeki vesayeti korumaya hazırlandığını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Örneğin 27 Mayıs darbecilerinin hazırladığı 1961 Anayasası’nın asıl görevi darbeyi meşrulaştırmak ve milli iradeyi vesayet altına almaktı. Yine 12 Mart 1971’de sivil siyasete indirilen darbe Anayasa’ya da yansıdı. Yapılan değişikliklerle birlikte siyasette vesayet adeta kurumsallaşmıştır. Kayıp yıllarda 1982 Anayasası ortaya çıktı. 1982 Anayasası’nın kuralları arasında millete güvensizlik, siyaset kurumunu itibarsızlaştırma, vesayeti kökleştirme ve yasallaştırma yer alıyor.”

“Sivil ve demokratik bir anayasanın hazırlanması son derece önemlidir”

1961 ve 1982 Anayasalarının tarihe kara leke bırakan zulüm, zulüm ve acıların gölgesinde vesayet zihniyetini korumak için tasarlandığını belirten Tunç, “Bu nedenle onlarca yıldır toplumsal barış tesis edilememiş ve derin yaralar açılmıştır. Toplumumuzdaki vesayet merkezlerinin neden olduğu vesayet merkezlerinin iyileşmediği, halen yürürlükte olan 1982 Anayasası’nın yerine “Sivil ve demokratik bir anayasanın hazırlanması son derece şarttır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Anayasamız protez anayasaya dönüştü”

177 maddeden oluşan Anayasa’da 19 kez değişiklik yapıldığına ve bu değişikliklerin 184 yerle ilgili olduğuna dikkat çeken Tunç, şöyle konuştu:

“Makale sayısından çok bir değişiklik oldu. Metin açısından bütünlüğün bozulduğunu görüyoruz ve her zaman ‘patchwork bohçasına’ dönüşmek gibi hak etmediğimiz eleştirilere maruz kalıyoruz.” Kimine göre ‘boşluklarla dolu bir anayasa’, kimine göre ‘boşluklarla dolu bir anayasa’. Üstelik bu bir darbenin sonucudur.” “Anayasa’da yapılan değişikliklere rağmen milli irade üzerindeki vesayet kalıntıları tamamen silinemedi. Vesayet ruhu azaltılmaya çalışıldı ama tamamen silindiğini söylemek mümkün değil.”

Vesayet ruhunun malzemelere sindiğini belirten Tunç, şöyle konuştu:

“1982 Anayasamızı 1980 darbesinden sonra yapılan 82 model bir otomobile benzetiyoruz ve bu dönemde eski otomobilde ihtiyaçlarımıza göre pek çok kesici değişiklik yaptık. Yeni modern çağ. Bu Anayasamız adeta protez bir anayasaya dönüştü. 21 yılda hayata geçirdik.” “Anayasamızdaki vesayet ruhunu azaltan düzenlemelere rağmen yeni bir anayasa istiyoruz.”

haber-yuregir.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu